Ben Kimim?
2012 Uçak (Flight) filminde Denzel Washington, oğlu ve eşi ile arası açık, içki problemi olan, hayatı yalan üzerine kurulu yetenekli bir pilotu canlandırıyordu. Yalanlarından bıkıp hayatını düzene koymaya karar vermesi ile aile ilişkileri düzene girmeye başlıyor ve filmin son sahnesinde oğlu ile bir görüşme yapıyor. Oğlunun sorduğu ilk soru ; Kimsin sen ?
İşte bu film, kendime sorduğum “Ben Kimim?” sorusunun daha da derinleşmesine neden oldu.
Diyelim ki bir arkadaşıma ziyarete gittim kapıyı çaldım;
- Kim o?
- Benim Bora
- (kapı açılır)
Peki ben Bora dediğimde acaba arkadaşımın zihninde ne belirdi? Onda nasıl bir Bora tanımı var? Onun zihninde canlandırdığı bu tanım acaba ailemin, eşimin, dostlarımın, akrabalarımın, iş arkadaşlarımın kafasında canlandırdığı ile aynı mı? Daha ötesi benim kendim sandığım kişi ile aynı mı?
Ben kimim diye bir sorsam bazı ortak yönler olmakla birlikte beni tanımlayan onlarca farkı cevap alacağımı düşünüyorum. Hatta eminim bile diyebilirim.
Bu durumda, ben kimim sorusunun ya da sen kimsin sorusuna tek bir cevabı var mı? Ben bulamadım. Bununla birlikte o tanımı yapanın gözündeki tüm tanımların da doğru olduğunu düşünüyorum. Quantum düşünce mantığındaki gibi tek bir doğru cevap yok. Tıpkı Nasrettiin Hoca’nın hikâyesinde olduğu gibi;
Nasrettin Hoca, kadılık yaparken bir gün bir ahbabı burnundan soluyarak gelmiş. Hasmı için söylemediğini bırakmamış. Sonra:
– Hocam, Allah aşkına söyle, demiş, haklı değil miyim?
Hoca ne yapsın?
– Haklısın, demiş.
Ahbabı sinirleri yatışmış olarak gitmiş. Onun hemen arkasından hasmı gelmiş. Bu defa da o başlamış atıp tutmaya, yok bana şöyle, yok böyle yaptı demeye. O da Hoca’ya sormuş:
– Haklı değil miyim?
Hoca:
– Vallahi çok haklısın, demiş.
Adam da sakinleşerek gitmiş. Tüm bunlara tanık olan Hoca’nın karısı bile bu işe şaşırmış kalmış.
– Senin kadılığında bir garip Hoca Efendi. İkisine de sen haklısın dedin. Hiç öyle şey olur mu?
Nasrettin Hoca hanımının yüzüne bakıp:
– Hatun, demiş, sen de haklısın!
Ben bu hikâyeden, Üstün Dökmen’in kitabında da okuduğum gibi, hiç kimse %100 Haklı veya Haksız değildir sonucunu çıkartıyorum. Bu durumda benim hakkımda yorum yapanların da mutlaka haklı oldukları bir yer vardır diye düşünüyorum. Davranışlarıma ayna tutan herkes öyle ya da böyle bende olan bir şeyi bana aktarıyor (yansıtıyor). Bu durumda sanki hiç bir şey kesin değil ve çoğunlukla algılama ile ilgili. Bu durumda sadece yazılar ile kendimi tanıtmam oldukça zor ve tek taraflı. Ancak yazılarımda bulacağınız küçük ipuçları benim hakkımda belki biraz fikir verebilir. Ben kimim sorusu, belki de cevabını hiç bulamayacağım bir soru. Ama yılmak yok cevabı aramaya devam.
Sonraki yazımda biraz belirsizlik prensibi ve etkileri üzerine düşüncelerimi paylaşacağım. Bu yukarıdaki ilk yazımın devamı tadında olacak. Her türlü yorum ve öneriniz benim için değerlidir. Lütfen yorumlarınızı esirgemeyin.
Sevgi ve Saygılarımla
Bora Tüzüner
Boracım.”Ben kimim ?” sorusu genellikle soruyu sorduğumuz kişinin kişilik özellikleriyle harmanlanan bir cevap olarak karşımıza çıkıyor. Kim hangi yanımızı görüyor ya da hangi özelliklerimizi önemsiyor? Benim için ” Bora” dendiğinde zihnimde beliren en baskın ifade “güvenilir bir dost”
Teşekkür ederim Elvan’cım. Kesinlikle katılıyorum. Karşımızdakinin özelliklerini bizim nasıl gördüğümüz onu o kişi yapıyor.
Zeki Müren’in şarkısındaki gibi, “Sen benim eski değil, Eskimeyen dostumsun.”